Aslında Türkiye, referandum ile çoktan tek adam rejimine geçmiştir.
Tüm bu tanımlar ABD’nin Ortadoğudaki hakimiyetini güçlendirmek için, bu bölgedeki ülkelerin, ABD’nin istediği sistem ile yönetilmesidir.
BOP projesi tıkır tıkır işlerken gerçekten Türkiye ‘ye biçilen Rol ve Rejim sistemi Türkiye için faydalı olmuşmudur ?
Türkiye bu yeni sistemle güçlü, kendi kendine yeten, bağımsız, ekonomisi düzelmiş, refah seviyesi artmış, işsizlik azalmış, eğitimde çağı yakalamış bir ülkemi oldu?
Bilim üreten, teknoloji üreten bir eğitim sistemi ile güçlü dünya ülkelerine karşı rekabet edebilecek bir seviyeye mi geldi?
Kişi başı milli geliri AB ülkelerini yakalamış, adalet hukuk ve insan hakları bakımından dünyaya örnek gösterilen bir ülke mi olmuştur ?
Tüm bu soruların cevapları “evet” ise , artık Türkiye’de kimse ekonomik sıkıntı çekmiyor, işçisi, emeklisi ,
memuru, öğrencisi rahat geçinebiliyor, gelecek kaygısı yaşamadan huzur içinde yaşıyor olması gerekmez mi ?
Peki gerçekte Türkiye ‘de yaşanan nedir?
Bir bakıyorsun Ege Üniversitesi’nde gençlere palalı saldıranlar dehşet saçıyor . Öğrenciler yaralanıyor.
Saldıranların kimliklerine bakıyorsun, içlerinde kimi savcı çocuğu, kimi hakim çocuğu var.
Orta öğretime bakıyorsun okullarda psikolojik sorunları tespit edilmiş hasta çocuklar, ellerinde silahlarla
arkadaşlarını ve öğretmenlerini vuruyor. Onlarca yaralı ,vurularak ölen öğrenci ve öğretmenler var.
Bu vahşi saldırıyı yapan piskopat çocuğun babası Emniyette üst düzey görevli…
Evinde 5 tabanca, 2 tüfek ve çok sayıda mermi bulunduruyor.
Ne için, kimin için..
Toplumun can ve mal güvenliğini, huzurunu sağlayacak kişi, hasta çocuğuna silah eğitimi yaptırıyor.
Yine çocuğun durumunu yakından takip eden öğretmen ve müdür yardımcısı, olay öncesi görevden uzaklaştırılıyor.
Tunceli’de yıllar önce işlenmiş bir cinayetin kurbanı olan genç kızın katil sanığı ,hükümetin atadığı Vali nin oğlu çıkıyor. Valinin emri ile suç delilleri karartılıyor, olay örtbas edilirken , Valinin emrini yerine getiren kişiler terfi ettiriliyor.
Bir çok kadın ve genç kız cinayetleri, taciz ve tecavüzler, “küçüğün rızası vardı” denilerek üstü örtülen sübyan erkek çocuklarına tecavüz vakaları, çocukların taciz edilmesi sanki çok normal vakalarmış gibi görünmeye başladı. Toplum, idari olarak, adli olarak, ahlak olarak çökmeye yüz tutmuş demektir…. Nereye el atarsan at, ortalığa çok pis kokular yayılıyor.
Köylülerin toprakları, zeytin bahçeleri, ormanlar 35 binin üzerinde yabancı maden şirketlerine binlerce dönüm arazide arama ruhsatı verilmiş. Öğrencisinin, öğretmeninin okullarda can güvenliği olmayan, tarlalarını, bahçelerini, evlerini, ormanlarını talan ettirmemek için direnen köylülere güvenlik güçleri müdahale edecek, üniversite öğrencilerine saldırılacak ve siz hala bu ülkede “Tek Adam Rejimi” çok başarılı olmuştur diyebilecek misiniz?
Ortadoğuda ve Türkiye’de ateş çemberi içinde olan insanların can güvenliği ,mal güvenliği nasıl sağlanacak? Toplumlardaki gelecek kaygısı nasıl giderilecek?
Ey insanlar ABD emperyalizminin size biçtiği rolden, memnun musunuz, şimdi mutlu musunuz?
Her şey yolundamı?
Bölge halkları sefaleti yaşarken monarşist, otoriter liderlerin saltanatları hala göz kamaştırıyor. Sizler ,bizler ,sorumluluk sahibi olan herkes suçludur!
Yıllarca davamız dediğiniz şey, hiç kimseye huzur ve mutluluk getirmemiştir.
Artık insanlar algı yönetimleriyle, baskılarla, yasaklarla, yalan ve kandırmacalarla yönetilmek istemiyor.
Türkiye 21. Yüzyılda layık olduğu yerde olmak istiyor!
Geçmişin hesaplaşmalarını, rövanşist duygular ile kin ve nefret duygularından kurtulmayı istiyor.
Huzur istiyor, Refah istiyor, Barış içinde kimse ötekileştirilmeden yaşamak istiyor.
Tüm bu istekler mümkünmü ?
Elbette mümkün. Haydi Türkiye silkelenmeden silkin!
Gaflet ve delalet uykusundan uyan. Hakettiğin yerde ol.
Dış güçlerin, Emperyalistlerin sana biçtiği elbiseyi yırt, parçala .
Hangi çılgın sana zincir vuracakmış şaşarım!…


YORUMLAR