Bugün Dünya Çiftçiler Günü.
Gönül isterdi ki, ülkemiz çiftçisi de dünyanın diğer yanlarındaki meslektaşları gibi emeğinin tam karşılığını alabilsin; ailesinin geçimini kaygısız sağlayıp borçlarını huzurla ödeyebilecek bir gelire kavuşsun.
Oysa çiftçimizin nasırlı elleri adeta birer tarım aleti gibi toprağı işlerken, alın teri bu toprağa gübre gibi düşerken; karşılığı borç yükü oluyor, teknolojik ekipman ve bilimsel gelişim değil.
Asıl hedefimiz, üreticinin refah içinde toprağını işlediği; tüketicinin de bu emek sayesinde yeterli proteine, taze sebzeye ve sağlıklı gıdaya kolayca erişebildiği bir düzen kurmaktır. Ne var ki bugün çiftçimizin birikimi, uluslararası tarım tekellerinin ve dev agro-endüstri şirketlerinin kâr hanelerine akarken, ülkemizin tarımsal geliri bu yapıların çıkarları uğruna heba edilmektedir.
Tohum patentlerinden gübre fiyatlarına, ihracat kotalarından ithalat baskısına uzanan bu zincir, çiftçimizi kendi toprağında kiracı konumuna düşürmektedir. Üreticilerimizin bu anlamlı günü, emeğinin değer gördüğü bir bayram neşesiyle kutlamasını diliyoruz.
Çiftçimizi bu ağır koşullara mecbur bırakanların durumu ne olursa olsun, bizlere düşen görev bu kadim mesleğin değerini yüksek sesle dile getirmektir. Bir gün değil, her gün: çiftçimizin gücü toparlansın, emeğinin kutsallığı her kesim tarafından bilinsin.
Üreten, doyuran ve toprağına sahip çıkan tüm çiftçilerimizin günü kutlu olsun


YORUMLAR